Yapabilirsin
Sohbetinizin bir yerinde muhatabınıza kurduğunuz cümlenin içinde “yapabilirsin” kelimesinin geçtiğini düşünün. Bu kelime ile ne ifade etmiş olursunuz? Sen bu fiili yapmaya muktedirsin, bunu başarabilirsin, bu işi yapmaya gücün kâfi gelir.
Yeterlilik fiili; bir işi, eylemi yapmaya gücü yetmek anlamını içerir.
1. Ahmet bu işi baş-ar-a-bil-ir. (başarmaya gücü yeter, yeterlik)
2. Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mâhiyette tezâhür ed-e-bil-ir. (olasılık)
3. Yanınıza gel-e-bil-ir miyim? İzin verir misiniz? (isteme, rica etme)
4. Herkes kendi işiyle il-gi-len-e-bil-ir; buna izin var. (yeterlik, izin verme)[1]
Türkçede -ebilmek eki, İngilizcedeki “can” kelimesi Arapçadaki “استطاع” kelimesi ile karşılanıyor. Buraya kadar her şey normal bir sorun görülmüyor gibi fakat var; bir sorun var. Türkçede biz bunu yukarıda alıntıladığım gibi başka anlamlarda da kullanıyoruz. Hatta bazen farklı anlamda kullandığımızı fark etmiyoruz da. Öyle anlaşılabiliyor. Meraklandınız değil mi?
Örnekler üzerinden anlatmayı çok severim. Şimdi sınıf ortamı hayal ediniz. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenisiniz. İnsanın fiillerindeki hürriyeti konusunu işliyorsunuz. Özetle öğrencilerinize insanın fiillerinde özgür olduğunu, seçme özgürlüğünün bulunduğunu, doğruyu ve yanlışı seçmekte özgür olduğunu anlatmaya çalışıyorsunuz. Burada elbette İslam düşünce tarihinden mutezile ve cebriye ekollerinin özellikleri ile dersinizi renklendirebilirsiniz ama o bahs-i diger. İnsanın hürriyeti konusunda dersin sonuna doğru şöyle dediniz: İnsan Allah'a kul olmanın gereği olan güzel işleri yapabilir de, yapmayabilir de. Namaz kılabilir de, kılmayabilir de. İçki içebilir de, içmeyebilir de.
Eğer konuşmayı burada bırakırsanız tam manasıyla olgunlaşmamış çocuk/genç bu söylediklerinizi yanlış anlayabilir. Sınıfta konuşmanın şöyle devam etmesi muhtemeldir:
Öğrenci: Nasıl yani, içki içebilir miyiz?
Öğretmen: Hayır içemezsiniz.
Öğrenci: Az önce içebilir demiştiniz
Öğretmen: Öyle söylemek istemedim. Yani içmeyi tercih edebilir demek istedim.
Öğrenci: ???
Karikatürize ettiğimin farkındayım ama meramımı bu şekilde daha rahat anlatabileceğimi düşündüm.
Türkçede yeterlilik fiili, Fiil + “-a/-e” + bil- şeklinde yapılır. Bu eki getirdiğimiz kelimelerle yukarıda geçtiği gibi dört farklı mana ifade etmemiz mümkündür. Tehlikeli olan yanlışlıkla karşı tarafa yazınının başındaki birinci mana yerine dördüncü mana ifade ettiğimizin farkında olmamaktır. Hatırlayalım, birincisi güç yetirebilmek dördüncüsü izin verme anlamı idi ya da ek olarak getirdiğimiz kelimenin ifade ettiği fiilin meşru ve yasal olması.
Örneklerle devam edelim: (olasılık ve rica etme anlamları başka yazıların konusu)
Buradan karşıya geçebilirsin.
Birinci anlamı: Sen buna güç yetirebilirsin. Sen bunu başarabilirsin.
İkinci anlamı: Senin buradan geçmen yasaldır. Buradan geçersen kimse sana karışamaz, ceza kesemez, seni kınayamaz.
Kurduğunuz bir cümlenin muhatabınız tarafından sizin kastetmediğiniz şekilde anlaşılmaya müsait olması ihtimali bana çok tedirgin edici gelmiştir. Öyle olmasın diye birkaç cümle fazla kurmaktan çekinmemeliyiz. Siz ne dersiniz?
Yorumlar
Yorum Gönder